+90 507 001 9350

Denizimize ve lezzetlerimize bayılacaksınız!

WiFi

Genç konuklarımız ve onların eğlencelerini unutmadık. Pansiyonumuzda kablosuz internet mevcuttur.

Tabiatın Sesi

Şehrin kalabalığından ve telâşesinden uzak köyümüzün nefis havasında; huzurun dinlendiriciliğiyle buluşabilirsiniz.

İdeal Konum

Dalyan Köyü kolay ulaşımıyla cennetten bir köşedir. Yöremiz ve yakın çevremiz tarihsel zenginliklerle doludur.

Huzurlu Bir Tatil

Pansiyonumuzda hem siz hem de eşyalarınız güvendeler. Konuğumuz olarak gönül rahatlığıyla tatilin tadını çıkarabilirsiniz.

Pansiyonumuz ve Odalarımız

Chiyanno's Inn

Köyümüz Çanakkale iline 58 km, Ezine ilçesine ise 22 km uzaklıktadır. Marmara ikliminin egemen olduğu bu coğrafya hem yaz mevsiminde hem de baharda görsel bir şölene ev sahipliği yapmaktadır. Çanakkale ili gerek konumu gerekse tarihsel zenginliğiyle birçok doğal güzelliği bünyesinde bulundurmaktadır. Dalyan Köyü’ndeki tarihi eserlerden başka Çanakkale ve civarında görülmeye değer birçok tarihi eser ve doğal güzellik bulunmaktadır.

Dalyan Köyü Büyük İskender zamanından kalan tarihi güzellikleriyle görülmeye değerdir. Dalyan Köyü'ne sadece 1 km uzaklıkta bulunan Saray adı verilen tarihi kalıntının yerüstünde iki katlı yapısı ayrıca yeraltında da beş katlı yapısı bulunmaktadır. Yine Dalyan Köyü'ne 2 km uzaklıktaki Alexandria Troias adı verilen kemerlerin güzelliğini görmelisiniz. Bu kalıntıların arasında bulunan tiyatro, hamam ve benzeri yapıtlar o dönemin kültürel zenginliğine ışık tutmaktadır. Sizleri misafir etmekten mutluluk duyacağız...

Caretta Caretta

Yaklaşık 106 milyon yıldır yeryüzünde oldukları düşünülmektedir. Kontrolsüz yerleşme ve çoğalma kapasitesi yüzünden bugün sayıları giderek azalmaktadır. Nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için koruma altındadırlar. Yumurtlamak haricinde karaya hiç çıkmaz. Sırt tarafı kırmızımsı kahverengi alt tarafı ise beyazımsı açık sarı renklidir. Bacakları yüzmeye yarayacak biçimde kürek biçimi almıştır ve dış kenarlarında en fazla 2 tırnak bulunur. Oksijeni havadan almasına rağmen uzun süre su altında kalabilir. Yumurtalarını gece kumsallarda açtıkları çukurlara gömerler. Bir defasında 100 yumurta bırakabilir (132 tanesini saydığımı hatırlıyorum bu rakam 160'a kadar çıkabilir). Yavrular 2 aylık kuluçka döneminden sonra gece vakti yumurtadan çıkarak denize giderler.

Yaşam alanları Doğu Akdeniz sahillerine yayılmıştır. En önemli yumurtlama bölgesi Adananın Yumurtalık ilçesi ve Belek, Anamur, Köyceğiz, Dalyan ve Patara sahilleridir. Belek kıyıları Caretta Caretta'ların Yunanistan'ın Zakintos adasının ardından Akdeniz'deki ikinci ve Türkiye'nin en büyük yumurtlama alanıdır. 2006 yılı içinde Belek'te 1000 civarında, Anamur'da 2007 yılında 1040 adet yuva tespit edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Kabuk boyları 1 metre kadar büyüyebilir. Balıklar, kabuklular ve su canlıları (özellikle deniz anaları) ile beslenirler. 2012 yılından itibaren Kaplumbağa sayısındaki artış yapmış oldugumuz çalışmaların tatlı verimidir.

Özellikle Kekova Bölgesinde deniz kaplumbagalarını kışın bile izlemek mümkündür, özellikle yumurtlamanın başladığı yaz aylarında denizin üzerinde onlarcasını bir arada görmek mümkün olmaktadır.

  • 1 Yatak Odası
  • 1 Banyo
  • Araç Parkı
  • Ortak Barbekü
  • Kasa
  • Televizyon
  • Buzdolabı
  • WIFI
  • Ortak Mutfak
  • Teras

Deniz Atı

Denizatı, yılan iğnesinin de dahil olduğu Syngnathidae familyasından Hippocampus cinsine ait olan balıklardır. Tüm dünyada ılıman ve tropikal sularda bulunurlar. Denizatların boyutları 16 milimetre ile (yakın zamanda keşfedilen Hippocampus denise) 35 santimetre arasında değişen türleri bulunur. Denizatı ve yılan iğnesi türleri erkek hamileliğinin görüldüğü tek türler olarak bilinmektedirler. Denizatı alt vücuttaki arka yüzgeç ve kafada solungaçların yanındaki göğüs yüzgeçleri ile tam bir balıktır. Bazı deniz atı türleri kısmen saydamdır, bu yüzden akvaryumlarda orada olmalarına rağmen görünmezler ve resimlerde pek sık görülmezler.

Denizatı nüfusu son yıllardaki aşırı avlanma nedeniyle tehlike altına girmiştir. Denizatı geleneksel Çin şifalı bitki biliminde kullanılmaktadır ve her yıl 20 milyon denizatı bu amaçla yakalanıp satılmaktadır. Denizatlarının ihracatı ve ithalatı 15 Mayıs 2004'den beri CITES tarafından kontrol edilmektedir.

Deniz ejderleri denizatlarının yakın akrabalarıdır fakat daha büyük vücutları ve yaprak benzeri uzantıları vardır, bu uzantılar sayesinde yüzen deniz yosunu ve esmer suyosunu yataklarının arasında saklanabilirler. Deniz ejderleri larvamsı balıklar ve Amphipodalarla beslenirler. Mysid (deniz bitleri) gibi küçük karides benzeri kabuklu hayvanlarla, avlarını küçük ağızlarına çekerek beslenirler. Bu amphipodaların birçoğu, deniz ejderlerinin yaşadığı esmer suyosunu ormanlarının gölgesinde büyüyen kırmızı algle beslenir.

Çoğu denizatı türlerinin hamileliği yaklaşık olarak iki ile üç hafta arasında sürer.

Erkek denizatında dişi tarafından bırakılan yumurtaları taşıdığı kuluçka kesesi bulunmaktadır. Çiftleşen çift kuyruklarını birbirlerine sararlar ve dişi uzun bir tüp olan ovipositoru erkeğin kesesine getirir. Yumurta tüpten yukarıya erkeğin kesesine ilerler ve burada erkek daha sonra yumurtaları döller. Embriyolar on gün ile altı hafta arasında gelişirler, bu süre türe ve su koşullarına bağlı olarak değişmektedir. Erkek doğum yaparken, tüm bebek denizatları çıkana kadar boşaltır.

Erkeğin kesesi yumurtalar için tuzluluğu ayarlar, yumurtalar olgunlaşmaya başladıkça dışarıdaki oranla eşitlemek için yavaşça artırır. Yumurtadan çıkan yavrular ebeveynlerinden bağımsızdır. Bazıları gelişme zamanlarını okyanus planktonlarıyla geçirirler. Bazen, erkek denizatı yeni çıkmış yavruları tüketebilir. Diğer türler (H. zosterae) hemen yaşama deniz dibi canlısı (bentos) olarak başlar.

Denizatları genellikle tek eşlidir, ancak bazı türler (H. Abdominalis gibi) sürü halinde yaşamayı sevmektedirler. Tek eşli çiftlerde, erkek ve dişi birbirlerini sabahları ve bazen akşamları aralarındaki bağı kuvvetlendirmek için kur yaparak karşılarlar. Günün geri kalanını birbirlerinden ayrı olarak yiyecek aramakla geçirirler.

Denizatları hızlı hareket eden gözleri vardır, bu sayede avları ve avcıları vücutlarını hareket etmeden izleyebilirler. Yapraklı deniz ejderi gibi, avlarını yutmakta kullandığı uzun bir burnu vardır. Yüzgeçleri küçüktür, çünkü kalın su bitkileri arasında gitmektedir. Denizatının uzun, kavrayıcı kuyruğu vardır, bu sayede deniz yosunu gibi desteklere sarılarak akım tarafından sürüklenmesini engeller.

  • 1 Yatak Odası
  • 1 Banyo
  • Araç Parkı
  • Ortak Barbekü
  • Kasa
  • Televizyon
  • Buzdolabı
  • WIFI
  • Ortak Mutfak
  • Teras

Akdeniz Foku (Monachus Monachus)

Akdeniz fokları 20. yüzyılın başına kadar tüm Akdeniz kıyıları ile Doğu Atlantik kıyılarında Portekiz'den Batı Afrika sahillerindeki Senegal'e kadar binlerle ifade edilen bir nüfusa sahip olarak serbestçe yaşamlarını sürdürüyordu. Ancak aşırı avlanma, yaşam alanları kaybı ve deniz ekosisteminin bozulması nedeniyle türün dünya dağılımı daraldı ve nüfusları hızla azaldı. Akdeniz foku bugün dünyada sadece Yunanistan, Türkiye, Fas, Moritanya ve Maderya Adaları'nda yaşamakta olup toplam nüfuslarının 700 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Moritanya sahillerindeki Akdeniz fokları gerçek bir fok kolonisi özelliği göstererek birlikte yaşamakta iken, Akdeniz havzası popülasyonu ise insan baskısı nedeniyle birlikte bulunmak yerine çoğu zaman tek tek dolaşma ve yaşama şeklini seçmeye zorlanmışlardır.

Akdeniz foku dünyada birbirinden kopuk 2 ana bölgede yaşamaktadır:

1. Atlantik Nüfusu (Batı Sahra, Moritanya kıyıları ve Portekiz'in Maderya Adaları)

2. Akdeniz Nüfusu (Yunanistan ve Türkiye)

YAŞAM ALANLARI (HABİTATLARI)

Akdeniz foku, "Üzerinde yapılaşma olmayan, insanların kolay ulaşamadığı veya insan faaliyetlerinden uzak kalmış, tercihen üreme ve/veya barınma işlevleri gören kıyı mağara ve kovuklarına sahip; sessiz ve tenha kayalık sahilleri" yaşama alanı olarak seçmekte ve bu alanların bozulmasından direkt olarak etkilenmektedir.

YOK OLMA NEDENLERİ

1. Yaşam alanı kaybı (Kıyıların betonlaşması sonucunda habitat tahribatı)

2. Yasadışı ve aşırı balıkçılık (Akdeniz fokunun besininin azalması)

3. Fokların kasti öldürülmesi veya yavruların ağlara takılarak boğulmaları

4. Mağaralara yapılan turistik dalışlar (Ürkek olan fokların insanlardan korkarak mağaraları terk etmesi)

5. Deniz kirliliği

Cem Orkun Kıraç/SAD-AFAG

www.sadafag.org

  • 1 Yatak Odası
  • 1 Banyo
  • Araç Parkı
  • Ortak Barbekü
  • Kasa
  • Televizyon
  • Buzdolabı
  • WIFI
  • Ortak Mutfak
  • Teras

Kısmet

KISMET (ODA ve SADUN BORO'NUN TEKNESİ)

1928 yılında İstanbul'da doğdu. Çocukluk ve gençlik yılları Caddebostan ve Marmara kıyılarında geçti. Denizcilik hayatına önce sandalla başladı; liseye geçtiği yıllarda ilk yelkenli teknesine sahip oldu.

Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra 1948'de İngiltere'ye giderek Manchester Üniversitesi'nin Tekstil Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi.

1952'de Ling adlı 11 metrelik bir yelkenliyle İngiltere'den Karayip Adaları'na kadar uzanan ilk açıkdeniz, Atlantik aşırı yolculuğunu bir İngiliz ile birlikte gerçekleştirdi. O zaman 'Cumhuriyet' gazetesinde tefrika olan bu gezinin anıları 2004'te "Bir Hayalin Peşinde" adlı eserinde neşredilmiştir.

Bugünkü yelkenlisi 10,5 metre boyunda ve keç armalı Kısmet, 1963'te Salacak'ta Athar Beşpınar'ın atölyesinde kızağa kondu. Hayatta en büyük emeli olan dünya seyahatine 1965'te Alman asıllı eşi Oda Boro ile beraber çıktı. Onlara Kanarya Adaları'nda aldıkları ünlü kedileri Miço eşlik etti. Üç yıl süren seyahatin anıları Hürriyet gazetesinde yayımlandı. Bu anılar, daha sonra Pupa Yelken adlı kitapta toplandı.

Boro ailesi 1977-1979 arasında, o zaman sekiz yaşında olan kızları Deniz ile beraber Karayip Adaları'nı, Amerika'nın doğu sahillerini gezdi.

1980'den beri Bodrum'da yaşayan Sadun Boro özellikle Gökova, Göcek gibi güney Ege koylarının korunması için çaba harcamaktadır. Boro, gazete ve dergilere deniz ve doğa sevgisini aşılayan yazıları uzun süre yazmayı sürdürmüştür.

Teknesi Kısmet, İstanbul/Hasköy'deki eski Haliç tersanesinin olduğu yerde, Rahmi Koç Müzesi'nde görülebilir.

Teknesiyle dünya turu yapan ilk Türk olan 87 yaşındaki Sadun Boro, 5 Haziran 2015 tarihinde Marmaris’te tedavi gördüğü hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

  • 2 Yatak Odası
  • 1 Banyo
  • Araç Parkı
  • Ortak Barbekü
  • Kasa
  • Televizyon
  • Buzdolabı
  • WIFI
  • Mutfak
  • Teras

KELEBEK III (ANNETTE ve TANIL TUNCEL'İN TEKNESİ)

Öğretmen Âdil ve Kübra Tuncel'in iki çocuğundan biri olarak 1941 yılında İstanbul'da, Üsküdar semtinde doğdu.

Çocukluk ve gençlik yılları Üsküdar, Salacak'ta deniz kenarında geçti.

Ortaokuldaki başarısı ailesine pek fazla ümit vermediğinden, askerî disiplinin faydalı olacağı görüşü ve maddi limitler nedeniyle Deniz Lisesine girdi.

1962 yılında Deniz Harp Okulunu bitirip, subay çıktı.

Askerî disiplinin biraz fazla katı gelmesiyle 1976 yılında Ön Yüzbaşı rütbesindeyken hürriyeti seçti. Eşinden, Bahriyeden ve ülkeden ayrılıp, New York'a yerleşti. 1986 yılında Kelebek ile dünya turuna çıkmasıyla Amerika'dan ayrıldı.

65 yaşından sonra bugün Deniz Kuvvetlerinden Ön Yüzbaşı rütbesiyle emekliliği onandı.

1983 yılında satın aldığı Kelebek III'e kadar ilki 7, ikincisi 10,5 metre olan ilk Kelebeklerle New York ve Kuzey Amerika kıyılarında dolaştı ve yarıştı.

Profesyonel yat kaptanlığı, yat transferleri yaptı.

Turu sırasında Ümit Burnu'nu dolaşan ilk Türktür.

İlk eşinden olan iki oğlu Kaan ve Noyan halen Amerika'da yaşıyorlar.

Bugünkü eşi Annette Tuncel Avustralyalı ve James Cook Üniversitesi'nden mezun bir deniz biyologudur ve Avustralya’daki deniz dergilerine yazılar yazmaktadır.

Tanıl Tuncel’i deniz meraklıları tur süresince yazdığı Yelken Dünyası'ndan ve daha sonraki yıllarda yazdığı Outdoor, Yachting World ve Yacht Türkiye dergilerine yazdığı yazılardan tanırlar. Tanıl yıllarca kendi hikâyesini anlatırken çaktırmadan okuyana denizi ve denizciliği öğretmek için uğraştı ve uğraşıyor.

1994 yılından beri İstanbul Yelken Kulübü, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü ve Denizciler Dayanışma Derneğine Onur üyesi olarak kabul edilmiştir.

Tunceller gibi bu kadar uzun devamlı denizde yaşayan ve karada bir bağlantısı olmayan denizcilerin sayısı dünyada da çok azdır. Tanıl'ın henüz karada yaşamaya yönelik bir niyeti yok.

  • 1 Yatak Odası
  • 1 Banyo
  • Araç Parkı
  • Ortak Barbekü
  • Kasa
  • Televizyon
  • Buzdolabı
  • WIFI
  • Ortak Mutfak
  • Ortak Teras

UZAKLAR (ZUHAL ve OSMAN ATASOY'UN TEKNESİ)

Osman Atasoy 22 Temmuz 1957 tarihinde İstanbul, Dalyan'da doğdu. Denizciliğe babasının sandalında başladı. Galatasaray ve Fenerbahçe spor kulüplerinde kürek ve yelken yaptı.

Poyraz adlı altı metrelik yelkenli sandalıyla Marmara ve Ege'yi dolaştı.

İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi.

1992 yılında Zuhâl Atasoy ile birlikte, deniz yoluyla yapacağı dünya seyahatine Sığacık Limanı'ndan başladı.

Uzaklar adlı 8.5 metrelik yelkenlileriyle çıktıkları dünya turunu, 1995 yılında Yeni Zelanda'da doğan ve Deniz adını verdikleri kızlarıyla birlikte 1997 yılında tamamladı.

Seyahat dönüşü Uzaklar'ı, Beşiktaş Deniz Müzesi'nde sergilenmek üzere Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na hibe etti.

2008 yılında yeni teknesi Uzaklar II ile dört yıl sürecek yeni bir sefere çıktı. Atlantik ve Güney okyanuslarını aşarak Antarktika'ya ulaştı. 2012 yılında Türkiye'ye döndü. Uzaklar II ve ekibi Antarktika kıtasına giden ilk Türk ekibi oldu.

Beş yıl süren dünya turunu anlattığı, "Uzaklar, Atasoylar'ın Dünya Seyahati" adlı bir kitabı vardır.

  • 1 Yatak Odası
  • 1 Banyo
  • Araç Parkı
  • Ortak Barbekü
  • Kasa
  • Televizyon
  • Buzdolabı
  • WIFI
  • Ortak Mutfak
  • Ortak Teras

TCG HASDAL MAMAK SİLİVRİ HADIMKÖY SİNCAN MALTEPE ŞİRİNYER TD-134

Ne yaman leventlerdi,

zindanlara kapattılar onları.

Dere oldu,

Irmak oldu,

nehir oldu ulaştı denize

adaletin döktüğü kanları...

Doğa ile ölümüne savaştıkları,

öfkeyle kükreyen rüzgârın,

ağzından köpükler saçan

kudurmuş dalgaların vatanı,

yine eskisi gibi kucakladı onları.

Bedenleri hâlâ tutsak ama

özgürlüğe yelken açtı ruhları...

Amiral Semih Çetin

  • 1 Yatak Odası
  • 1 Banyo
  • Araç Parkı
  • Ortak Barbekü
  • Kasa
  • Televizyon
  • Buzdolabı
  • WIFI
  • Mutfak
  • Teras

SAVARONA (MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN TEKNESİ)

Lüks transatlantik yatı Savarona, dönemin lider deniz mühendisi olan Amerikalı William Francis Gibbs tarafından tasarlanmış ve 1931 yılında Bayan Emily Roebling için 4 Milyon Dolara inşa edilmiştir.

Bayan Cadwallader, 19. yüzyılın mühendislik harikalarında Brooklyn Köprüsünün mimarı olan John Augustus Roebling'in torunuydu. Sahip olduğu miras göz önüne alındığında Emily Cadwallader'ın daha sonraları Afrika Kuğusu adını verdiği zamanının en büyük ve hızlı yatına sahip olması hiç de şaşırtıcı değil.

  • 2 Yatak Odası
  • 1 Banyo
  • Araç Parkı
  • Ortak Barbekü
  • Kasa
  • Televizyon
  • Buzdolabı
  • WIFI
  • Mutfak
  • Teras

Bandırma Vapuru

Bandırma Vapuru Mustafa Kemal Atatürk'ü 9. Ordu Müfettişi olarak kurmayları ile birlikte İstanbul'dan Samsun'a getiren gemidir.

Gemi 1878 yılında İskoçya'nın Glasgow kentinde Mac. Intyre Paisley - Huston and Cardett tersanesinde 21 sıra numarası ile 279 grostonluk yolcu ve yük vapuru olarak inşa edilmiştir. Geminin ilk sahibi Dussey and Robinson şirketi gemiyi Torocaderto adı altında 5 yıl çalıştırdı. 1883 yılında Yunanistan'daki H. Psicha Preus Firmasına satıldı. Kymi adını alarak, geminin Londra'da olan kaydı Pire Limanına alınmıştır. 1890 yılında H. Psicha Preus firması gemiyi başka bir Yunan firması olan Cap. Andereadis firmasına satmış, 12 Aralık 1891 tarihinde kaza sonucu batmış, aynı yıl içersinde yüzdürülüp Kıymı adı ile İstanbul Rama Derasimo firmasına satılarak İstanbul Limanına kayıt edilmiştir.

1894 yılında o zamanki Deniz Yolları İşletmesi anlamına gelen İdare-i Mahsusa'ya nakledilmiş ve Türk bayrağı çekilerek, adı Panderma olarak değiştirilmiştir. Marmara Denizi kıyılarında, Tekirdağ, Mürefte, Şarköy, Karabiga, Erdek arasında yük ve yolcu seferleri yapmıştır. İdare-i Mahsusanın statü değiştirerek 28 Ekim 1910 yılında Osmanlı Seyrüsefain İdaresi (Osmanlı Denizcilik İşletmesi) olunca geminin adı Bandırma olarak değiştirilerek posta vapuru haline getirilmiştir. Bayan Cadwallader, 19. yüzyılın mühendislik harikalarında Brooklyn Köprüsünün mimarı olan John Augustus Roebling'in torunuydu. Sahip olduğu miras göz önüne alındığında Emily Cadwallader'ın daha sonraları Afrika Kuğusu adını verdiği zamanının en büyük ve hızlı yatına sahip olması hiç de şaşırtıcı değil.

  • 2 Yatak Odası
  • 1 Banyo
  • Araç Parkı
  • Ortak Barbekü
  • Kasa
  • Televizyon
  • Buzdolabı
  • WIFI
  • Ortak Mutfak
  • Üst Kat

KAYITSIZ III (ÖZKAN GÜLKAYNAK'IN TEKNESİ)

Çok erken yaşlarda beri İzmir Çeşmealtı'nda deniz kıyısındaki yazlığımızda kendi teknemizle yelken ve denizciliğe başladım. Ortaokul, lise ve üniversite öğrencilik yıllarında Ege ve Akdeniz'de, ayrıca yurtdışı eğitimim sırasında Manş Kanalı ve Atlantik Okyanusu'nda çoğu zaman yalnız başına kendi teknem veya başka teknelerle bir çok seyir yaptım. 32 yıldan beri tek başına okyanus seyirleri, meteoroloji, tüm dünya denizlerinin meteorolojik yapısı, navigasyon – özellikle astro-navigasyon – olmak üzere açık deniz denizciliğinin gerekli her dalı üzerinde geniş bilgi birikimi ve deneyim edindim.

Ahşap teknelere ilgi duydum. Kendi teknelerimi imal ettim, bir çok ahşap teknenin imalatına ve restorasyonuna emek verdim. Bir çok ahşap/çelik tekne inşa faaliyetinin her aşamasında bulundum. Küçük tekneler ile fırtına seyir teknikleri ve tüm dünya denizlerinde küçük bir tekne ile seyir yapabilme ile ilintili yöntemleri kapsayan bir çok çalışma-araştırma yaptım, deneyim kazandım. Solo açık denizcilik yatçılığının vazgeçilmez aygıtı olan rüzgar dümenleri üzerinde bir çok bilimsel ve pratik uygulama yaptım. Yalnız yapılamayan denizcilik uygulamalarının, özgürlüğü kısıtlayan bir durum ortaya çıkardığına dair olan inancımdan dolayı, teknelerde yapılan hemen hemen her faaliyetin tek başıma üstesinden gelecek şekilde, kendimi eğitmeye çalıştım. Beden ve mental durumun denizcilik üzerinde çok etkili olduğunu, eksikliği durumunda endişe ve korku hislerinin arttığına inandım. Bu nedenle hep aktif spor un içinde oldum.

1900'lü yılların başından beri yazılmış, bir çok açıkdeniz gezi, Amerikan ve İngiliz seyir hidrografisinin (Admiralty) bir çok bilimsel yapıtını okuma ve araştırma fırsatı buldum. Yelkenle seyir/navigasyon/gemicilik/meteoroloji tecrübemi hiç bir yardımcı elektronik seyir aygıtı kullanmadan uygulayacak şekilde geliştirdim. Özellikle yeterli bir denizcinin bu şekilde yetişmesi gereğine inandım. Elektronik aygıtlara körü körüne bağlı olan ve bu şekilde yetişen genç denizcilerin eğitimlerinin yanlış, kısıtlayıcı veya eksik olduğunu medyada, çeşitli ortamlarda bir çok defalar vurguladım. Bir çok farklı dizaynda ve tarzda teknelerde seyir yaparak her birinin seyir yetenekleri, birbirlerine göre avantaj ve dezavantajlarını, suda nasıl davrandıklarını yıllarca gözlemledim. Bu konuda bir çok bilimsel ve pratik araştırma yaptım.

Mevcut arma çeşitlerinin teorik ve pratik olarak seyir avantajlarını ve dezavantajlarını inceledim. 2006-2009 yılları arası kendi imkanlarımla inşa ettiğim Kayıtsız III isimli ahşap yelkenli ile çoğu zaman tek başıma, hiçbir elektronik seyir aygıtı kullanmadan dünyayı dolaştım.

  • 1 Yatak Odası
  • 1 Banyo
  • Araç Parkı
  • Ortak Barbekü
  • Kasa
  • Televizyon
  • Buzdolabı
  • WIFI
  • Ortak Mutfak
  • Üst Kat
Konum İbrahim Bodur Caddesi No: 70 Dalyan Köyü, Geyikli - Ezine/Çanakkale

Bölgemiz ve Yapılabilecek Etkinlikler

Dalyan Köyü merkezinde bulunan pansiyonumuz Truva ve Alexandria Troyas antik kentlerine, Apollon Tapınağına ve Athena Tapınağına yakındır. Bu antik alanlar görülmeye değerdir.

Yine yakın mesafedeki Yeniköy Limanı, Kumburun, Geyikli Feribot İskelesi, Bozcaada Ayazma Plajı, Odunluk İskelesi, Dalyan Köy Plajı, Altın Güneş, Akliman, Assos Kadırga Koyu plajları tavsiye ettiğimiz plajlardır.

Tavsiye ve Notlar

Yeniköy Limanı'na Üvecik Köyü'nün içinden gidilebilir.

Kadırga Koyu için Ezine-Ayvacık istikameti güzel bir yol, bu yol kullanılabilir. Diğer yol çok dolambaçlı. Kadırga Koyu'na kadar gitmişken Behramkale'yi de gezebilirsiniz.

Akliman plajına giderseniz, 9 km uzaklıktaki Babakale'nin balıkçı lokantalarını tavsiye ederiz, çok başarılı.

Bozcaada'da otopark problemi var bu yüzden aracınızı adaya götürmeseniz isabetli olacaktır. Adada plajlara dolmuşlar kalkıyor.

Bölgemiz de bol bol taze balık, zeytin ve yağı, koyun peyniri, tereyağı ve yoğurdu tüketmenizi tavsiye ederiz. Mayıs ayında geldiyseniz tam "süt oğlak" zamanı.

Owner Image

Hakkımızda

Pansiyonumuz Kuzey Ege'nin tertemiz sularına nazır, lokasyon olarak Bozcaada'nın tam karşısında bulunmaktadır. Her daim taze balığımız bulunur, Kaz Dağları'ndan gelen bol oksijenimiz enerji doludur. Antik kentlerle çevriliyiz. Assos Kadırga Koyu, Behramkale, Güzel Yalı ve Kestabol Kaplıcaları taş atımı uzaklıktalar. Pansiyonumuz 23 Nisan-29 Ekim tarihleri arasında hizmet vermektedir. Chiyanno ismi rahmetli babamızın Bahriye'deki lakabından gelmektedir. Çıyan Doğan - Em. Dz. Alb. Erdoğan Eti (Çıyan İzmir argosunda arkadaşlarını kollayan delikanlı anlamına gelmektedir.)

Owner Signature

Sizlere sunduğumuz imkanlar

Otopark

Pansiyonumuzun ön tarafında araçlarını park edebileceğiniz otoparkımız mevcuttur.

Kedileri seviyoruz

Chiyanno's Inn olarak evcil hayvanları seviyor ve minik dostlarımızı arka bahçemizde besliyoruz.

Ortak Mutfak

Siz konuklarımızın ortaklaşa kullanımınız için mutfağımız ve barbekümüz var. Paylaşım dostluğa vesiledir.

Çocuk Oyun Alanı

Çocuk misafirlerimiz gerek köyümüzde gerekse pansiyonumuzun bahçesinde güvenle oynayabilir ve güzel vakit geçirebilirler.

Kasa Odanızda

Güvenlik kameralarıyla izlediğimiz pansiyonumuzun odalarında kıymetli eşyalarınız için güvenli kasalarımız mevcuttur.

Kahve Makinesi

Temiz havamızda dinlenirken ya da sevdiklerinizle sohbet ederken içebileceğiniz kahveleri hazırlayabileceğiniz kahve makinemiz var.

Ailenizle Gönlünüzce Bir Tatil...

Kumburnunu geçtikten sonra sizi karşılayan
gizli cennet: "Dalyan"

Küçük ve şirin bir köy olan Dalyan; dost canlısı ve misafirperver köy sakinleri, pırıl pırıl parlayan denizi, tertemiz havası ve mis gibi doğası ile sizi bekliyor.

Çanakkale, Ezine'den deniz kıyısına yönelirseniz Dalyan Köyü'ne ulaşabileceksiniz. Doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleriyle bir Dalyan'da görsel ziyafet çekeceksiniz.

Ayrıca Anadolu'nun en önemli antik kentlerinden Alexsandra Troas antik kenti de yakınınızda!

Dalyan'da ailece tatil

Bozcaada ile komşuyuz...

Bozcaada’dan sonra ilk durağınız bir zamanlar adaya ulaşımın sağlandığı eski iskele ve Dalyan Köyü...

Bozcaada Yükyeri İskelesinden çıktıktan sonra çay bahçelerini geçince hemen sağdaki ilk yoldan giriyorsunuz. Tatil sitelerinin ve sonra zeytin ağaçlarının arasından 4-5 km. ilerledikten sonra Odunluk iskelesinin olduğu meydana çıkacaksınız.

Geçmişi Bozcaada’ya ulaşım ilk zamanlarda Odunluk iskelesinden, sadece 2-3 arabanın sığabildiği küçük teknelerle, adalı balıkçılar tarafından sağlanıyormuş. Daha sonra Çanakkale Savaşı’nda kullanılan bir çıkartma gemisi ile toplu taşıma hizmeti yapılmaya başlanmış. Odunluk iskelesi konum olarak şiddetli rüzgarlara uygun olmadığı için ulaşıma kapatılarak 90'lı yılların sonunda inşa edilen yeni iskele (Yükyeri) kullanılmaya başlanmış.

Odunluk İskelesi

İletişim için

Güleryüzlü hizmetimizle yakınınızdayız.

Contact Image
Burak ETİ
Rezervasyon

*Tüm alanların doldurulması zorunludur...

Chiyanno's Inn Logo

İbrahim Bodur Caddesi No: 70 Dalyan Köyü, Geyikli - Ezine/Çanakkale

Sorularınız ve daha fazla bilgi için lütfen bizi arayınız.